Fazla sayıda doğum yapmak ile gebelik

ÇOK FAZLA DOĞUM YAPMAK ZARARLI MI?
ÇOK FAZLA SAYIDA DOĞUM YAPMAK (GRAND MULTİPARİTE)
Doğum sayısı (parite): 20. gebelik haftasından sonra gerçekleşen canlı ve ölü doğumların toplamıdır. Normal veya sezaryen ile gerçekleşen doğumların hepsi dahildir buna. (Great-grand-multipar: 10 ve üzeri doğum yapanlar)
20. gebelik haftasından önceki gebelik sonlanmaları doğum değil düşük olarak adlandırılır. Bunlar doğum sayısına eklenmez.

Grand-multiparite yani çok fazla sayıda doğum yapmış olmak 5 veya daha fazla doğum yapmak anlamına gelir.

Fazla sayıda doğum yapmak ile gebelik ve doğuma ait bazı riskler arasındaki ilişki araştırmalarda her zaman tutarlı sonuçlar vermemiştir (kaynak). Tutarsızlığın sebeplerinden birisi doğum sayısı arttıkça anne yaşının da artmasıdır, anne yaşı arttıkça gebeliğe ait bazı riskler ilk gebelik dahi olsa artmaktadır. Araştırmaların bazıları anne yaşını yeterli derecede düzeltmemiştir. Bazı araştırmalarda ise sosyoekonomik düzey karışıklık yaratan faktör olmuştur, çok doğum yapanlarda sosyoekonomik düzeyin farklı olması sağlık hizmetine zamanında ve hızlı ulaşma gibi konularda farklılıklara sebep olabilir. Bazı araştırmalarda ise çok doğum yapanlarda risk saptanmaması veya düşük risk saptanması “çok doğum yapanların daha sağlıklı olması” ile açıklanmıştır (healthy person effect). Burada kastedilen şudur: İlk gebeliğinde problem yaşayan kadınlar genellikle çok doğum yapmaktan kaçınırlar; ancak ilk gebeliklerinde problem yaşamayanlar çok doğum yapma kararına daha yatkın olurlar. Bu nedenle fazla doğum yapanlar daha sağlıklı bir popülasyon oluştururlar (kaynak).

Araştırmaların çoğunda fazla sayıda doğum yapmak ile hipertansiyon (preeklampsi), gestasyonel diyabet, zor doğum, erken doğum, yeni doğan yoğun bakım gereksinimi ve perinatal ölüm arasındaki ilişki net ayırt edilememiştir.

Bazı araştırmalarda genç yaşta çok doğum yapanların ileri yaşta az sayıda doğum yapanlardan daha düşük riskte oldukları gösterilmiştir (kaynak). Bu tür araştırmalar doğum sayısından çok anne yaşının belirleyici faktör olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak: Günümüzde araştırmaların çoğunluk kısmında ortak görüş birliği şu şekildedir: Eski yıllarda grand-multiparite gebelik ve doğumla ilgili risklerle ilişkili sanılırken günümüzde bu ilişkiye ait kanıtlar net değildir. Günümüzdeki sağlık hizmetlerine erişim imkanları ve bakım seviyesi de düşünüldüğünde çok fazla sayıda normal doğum yapmanın (5 veya daha fazla doğum) belirgin bir risk getirmediği düşünülmektedir (kaynak). Sezaryen geçiren hastalar bu genellemenin dışındadır ve her sezaryen doğumda risk daha da artmaktadır.

ÇOK SAYIDA SEZARYEN OLMAK ZARARLI MI? RİSKLERİ NELERDİR?
İlk sezaryenden sonra ikinci, üçüncü, dördüncü ve nadiren beşinci hatta daha fazla sayıda sezaryen olan hastalar olabilmektedir. Fazla sayıda sezaryen olmak zararlı mı? Sezaryen sayısı arttıkça hangi risklerde artış olur? gibi sorularla sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Sezaryen sayısı arttıkça ameliyat sırasında ve sonrasında karşılaşılan riskler artmaktadır. Kesin bir sınır belirlenmemiş olsa da genel olarak 3. sezaryenden sonrası çok riskli kabul edilir ve zorunlu olmadıkça 3 kere sezaryen olan bir kadının tekrar hamile kalması önerilmez. Ancak daha önceki sezaryenlerde de risk daha az da olsa vardır. Fazla sezaryen ameliyatı geçirenlerde artan riskler hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Normal doğum yapan annenin rahminde

NORMAL DOĞUMUN FAYDALARI (AVANTAJLARI)
Adından da anlaşıldığı gibi doğumun normal olanı normal doğumdur (diğer adı vajinal doğum), bu nedenle elbette sezaryen ameliyatı ile gerçekleşen doğumlara göre bazı avantajları, anne ve bebek açısından faydaları vardır.

Normal doğumun bebeğe faydaları:
– Normal doğum ile dünyaya gelen bebeklerde solunum sıkıntısı gelişme riski daha azdır. Bunun nedeni bebeğin doğum kanalından geçerken uğradığı baskıdan dolayı akciğerlerindeki amnion suyunun atılması olarak düşünülmektedir.
– Bebeğin normal doğum sırasında doğum kanalından geçerken ağzı ile temas ettiği bakterilerin bağışıklık sisteminin gelişmesinde faydalı rol oynadığı düşünülmektedir.
– Normal doğumun ilerlemesi sırasında bebekte meydana gelen hormonal dalgalanmaların bebeğin doğumdan sonra anne ile bağlantı kırmasında faydalı olduğu düşünülmektedir. Normal doğum sırasında bebekte salgılanan endorfin hormonu (mutluluk hormonu ) bebeğin kordon kanında tespit edilmiştir. Bu hormonlar bebeği dış ortama hazırlar.
– Normal doğum ile doğan bebeklerin anne memesini emme, memeye masaj yapma gibi becerilerinin daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.
– Normal doğum sonrası anne ile bebek arasında cilt teması daha hızlı ve kolay gerçekleşir. Bu temas bebeğin anneye bağlanması ve gelişimi açısından çok önemlidir.
– Normal doğumla dünyaya gelen bebekler sezaryen ile doğanlara göre yoğun bakıma daha az alınırlar. (Genellikle riskli doğumların sezaryenle gerçekleşmesinden kaynaklanabilir.)

Normal doğumun anneye faydaları:
– Normal doğumdan sonra annenin iyileşmesi ve günlük hayata dönme süresi çok kısadır.
– Normal doğum yapan anneler hastaneden daha kısa sürede taburcu edilirler. Bu hem sağlık açısından hem parasal açıdan anneye fayda sağlar.
– Normal doğum yapan bir anne büyük bir güven ve başarma duygusu hisseder.
– Normal doğumda sezaryene göre “doğum sırasında anne ölüm oranı” daha azdır.
– Normal doğum yapan annenin rahminde bir kesi veya hasar oluşmadığı için sonraki doğumlarını da normal yolla yapma şansı vardır. İleriki hayatında geçirebileceği karın ameliyatları için bir risk taşımaz.
– Normal doğumda doğum sonrası enfeksiyon ve kanama benzeri komplikasyonlar daha azdır.
– Normal vajinal doğum yapan annenin doğum sonrasında ağrı şikayeti sezaryene göre çok azdır.

Sezaryende ne tür anestezi verilebilir

SEZARYEN DOĞUM AMELİYATI
SEZARYEN İLE DOĞUM
Sezaryen vaginal yoldan doğması mümkün olmayan bebeklerin, karın duvarı ve uterus açılarak doğurtulmasını sağlayan bir ameliyattır.
Abdominal doğum, Cesarean section gibi isimler de verilir. Doğru yazılışı sezaryen şeklindedir.

Kesi kasığın hemen üzerindeki karın bölgesinden yapılır. Uterus açılır ve amniotik sıvı boşaltılarak çocuk doğurtulur.Bebeğin ağzı ve burnu sıvılardan temizlenir ve umblikal kord klempe edilerek kesilir. Bebek solunumunun normal olduğunda emin olmak için bir pediatriste teslim edilir.

Sezaryende ne tür anestezi verilebilir?
Sezaryen ameliyatlarında anestezi verilmesi şarttır. Verilen anestezi genel anestezi olabileceği gibi, anne adayının sadece belden aşağısını uyuşturan spinal veya epidural anestezi de olabilir. Spinal veya epidural anestezi verilen anne adayları; ameliyat süresince ağrı duymamakta, fakat bebeği uterustan çıkar çıkmaz görebilmekte, ağlamasını işitebilmektedirler. Ayrıca; ameliyat sonrasında bebekleriyle daha kısa sürede ilgilenebilmektedirler. Genel anestezi almayan bebekler daha aktif olmaktadırlar.

Alttaki videoda sezaryen ameliyatında kesesi açılmadan doğmuş bir bebek izleniyor. Bu çok nadir bir durumdur, normalde bebek kesesi açılmış ve suyu bolaşmış olarak doğar.
Hangi durumlarda sezaryen yapılır?
– Bebeğin başı ile doğum kanalı arasında uyuşmazlık varsa; baş doğum kanalından geçemeyecek kadar büyük veya doğum kanalı normalden dar ise vaginal doğum mümkün değildir.
– Daha önceden uterus üzerinde iz bırakan sezaryen yada rahimden ur alma (myomektomi) ameliyatları geçirmişse, vaginal doğum sırasında eski ameliyat yerinden uterus yırtılabilir.
– Su kesesinin açılmasından sonra göbek kordonu vajenden dışarı sarkabilir. Dışarıya çıkan göbek kordonundaki anne ile bebek arasında oksijen alışverişini sağlayan damarlar büzülerek bebeğin kısa sürede ölümüne neden olur. Bebeği kurtarmak için acilen sezaryen ameliyatı gereklidir.
– Normalde baş ile gelen bebeğin, herhangi bir nedenle kol, omuz veya yüzü ile gelmesi halinde vaginal doğum imkansızdır.
– Plasentanın; doğum kanalını kapatacak şekilde uterusun alt kısmına yerleşmesi yani önde gelmesi halinde mutlaka sezaryan gerekir. Plasentanın yerleşme yeri ultrasanografi ile belirlenir.
– Plasentanın bebeğin doğumundan önce yerinden ayrılması halinde bebek, kan kaybından ölür, vakit kaybetmeden sezaryen yapılır, bebek kurtarılmaya çalışılır.
– Bebeğin; doğum ağrıları sırasında sıkıntıya girmesi kalp atışlarının bozulması halinde sezaryen ameliyatı yapılır. (Fetal Distres)
– İkiz ve üçüz gibi çoğul gebeliklerde
– Doğum eyleminin aşırı uzaması, çok yavaş ilerlemesi
– Annede aktif HSV (herpes), HPV (siğil, kondilom), HIV (aids) enfeksiyonları
Sezaryenin riskleri:
Sezaryenle doğum çok güvenli bir prosedür haline gelmiştir. Sezaryen doğumu ile ilişkili anne ölümü gibi ciddi komplikasyonların oranı oldukça düşüktür. Buna rağmen vajinal doğum sonrasına oranla sezaryenle doğum sonrasında daha yüksek bazı riskler vardır:
Anestezi nedeniyle oluşan riskler:
– İlaç reaksiyonları
– Solunum problemleri
Cerrahi ile ilişkili riskler:
– Kanama
– Enfeksiyon
Sezaryene özel ek riskler:
– İdrar kesesi veya uterus enfeksiyonu
– İdrar kanallarında hasar
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın
Annenin isteğine bağlı sezaryen yapılabilir mi?
Aslında bu sorunun pek çok etik, sosyal ve kanuni çelişkileri mevcuttur. Hasta kendi kendine sezaryen kararını verebilecek yeterli donanımda mı? Eğer hasta kendi isteğiyle sezaryen olduktan sonra, sezaryene bağlı bir sorun çıkarsa, bunun sorumlusu doktor değil midir? Bu hususta bir de operasyonun mali yükü mevcuttur elbette ki. Günümüzde devlet hastanelerinde isteğe bağlı sezaryen yapılmamaktadır. Ancak devlet hastanelerinin çoğunda sezaryen operasyonu için yeterli teknik altyapı ve personel mevcuttur. Başlıktaki sorunun hala kesin bir cevap olmadığı çok aşikardır. Ancak her iki doğum şeklinin de kendince riskleri mevcuttur. Aslında dünyaya gözlerini yeni açmak üzere olan bebek ve anne için doğum şeklini belirlerken; sezaryenin veya normal doğumun avantaj ve dezavantajları gözönünde bulundurularak; doktor ve ailenin beraber karar vermeleri gerekmektedir.
Sezaryen olanlar sonraki gebeliklerde normal doğum yapabilir mi?
Sezeryanla doğum yapan annelerin yaklaşık 2/3’ü başarılı bir şekilde sonradan vajinal doğum yapabilirler. Bununla beraber az da olsa vajinal doğum girişimlerinde uterin rüptür (rahimde yırtılma) riski vardır. Bu risk anne ve bebek için çok tehlikeli olabilir. O yüzden günümüzde sezaryen geçirmiş kadınlar bir dahaki gebeliklerinde normal doğurtulmazlar. Detaylı bilgi için tıklayınız >>
Sezaryende profilaktik antibiyotik kullanımı:
ACOG practice bulletin (2011) önerileri:
– Bütün sezaryen ameliyatlarında proflaktik antbiyotik önerilir. Cilt kesisinden 60 dakika önce antibiyotiğin yapılması uygundur.
– İlk kuşak sefalosporin antibiyotikler alerji yoksa ilk tercihtir. Eğer penisilin ve sefalosporin alerji hikayesi varsa klidamisin + gentamisin uygun seçenek olabilir. Eritromsin de kullanılabilir (kaynak: SOGC).
– Laparotomi süresi 3 saati geçerse ve 1500 cc’den fazla kan kaybı meydana gelirse ilk dozdan 3 saat sonra tekrar dozu önerilmektedir (kaynak: SOGC).

Sezaryenden sonra iyileşme:
Sezaryenden sonra hastanede ortalama kalış süresi 1–3 gün arasında olabilir. İyileşme vajinal doğuma göre daha uzun sürede gerçekleşir. İyileşmeyi hızlandırmak için operasyonu takiben yürümesi desteklenir. Hastanın ağrısı ağızdan ilaçlarla tedavi edilebilir.